6/2/2007 - AĞIT
göz gamın ne olduğunu bilseydi,
gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,
padişah bu acıyı duysaydı;
göz gece demez gündüz demez ağlardı,
gökler yıldızlara, güneşle, ayla
gece demez gündüz demez ağlardı.
padişah bakardı ününe,
tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,
gece demez gündüz demez ağlardı.
gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,
uçan kuş avlanacağını bilseydi,
gerdek gecesi bu özlemi görseydi;
gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,
uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,
gerdek gecesi öpüşmeye, sarılmaya ağlardı.
zaloğlu bu zulmü görseydi,
ecel bu çığlığı duysaydı,
celladın yüreği olsaydı;
zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,
cellat, yüreği taş olsa, ağlardı.
kumru, başına geleceği duysaydı,
tabut, içine gireni bilseydi,
hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;
kumru selviden ayrılır ağlardı,
tabut omuzda giderken ağlardı
öküzler, beygirler, kediler ağlardı.
ölüm acılarını gördü tatlı can,
koyuldu işte böle ağlamaya.
olanlar oldu, gitti dostum benim.
şu dünya bir altüst olsa, ağlasa yeri var
öylesine topraklar altında kalmışım.
MEVLANA CELALEDDİN RUMİ
|